Evler Sokaklar Kitabı

Evler Sokaklar Kitabı – Adil İzci

Adil İzci; evleri, sokakları ve çocukluktan yaşlılığa uzanan sihirli eviçlerini, evdeki yaşam ölüm çizgisini, evin ve sokağın ruhunu tadına doyum olmayan denemeleriyle kaleme alıyor. Şiirlerle süslü bu denemeleri okurken gözlerinizi kapatacak ve çok çok uzaklara gideceksiniz. Bazen bir Anadolu evinin kokusu, bazen sokakta yere düşen yapraklar olacak karşılaştığınız.  Cahit Sıtkı Tarancı’dan Oktay Rifat’a, Mehmet Zaman Saçlıoğlu’ndan Sabahattin Kudret Aksal’a, Behçet Necatigil’den Sait Faik’e, Cevat Çapan’a; her denemede birçok yazar ve şair eşlik edecek gözlerinize, ruhunuza. “Evler Sokaklar Kitabı” gerçek bir edebiyat eseri. Kendinizi bu yolculuktan alıkoyamayacaksınız!

“Adil İzci’nin “Ağaçlar Kitabı” için “Adil’in Ağaçları” başlıklı bir şiir yazmıştım. O şimdi hem ‘evin tabiatı’na uygun, hem de tabiatıyla doğanın ve sokağın çağrısına kulak veren, ama daha da çoğu gönül veren bir şair olarak ödevini yine çok iyi yapmış. “Evler Sokaklar Kitabı” bizi evin ve sokağın kaybolan şiiriyle yeniden tanıştıran, buluşturan bir kitap olmuş. ‘İyilik geleneği’nden gelen bir şair olarak, ağaçlar, evler, sokaklardan sonra dileyelim ki, çiçekleri, bitkileri, kuşları, yıldızları, avluları, sesleri de Adil İzci yazsın, elbette ‘iki şiir arası’ yazsın. Artık şiir mi yazının avlusudur, sözcükler mi sokak çocuğudur, yazının gündüzü bitince gece şiir evinin kapısını mı çalar, yoksa ‘şairin evi’ni sokağa mı çağırır? İşte o evlerden ‘içeriye çıkmak’, o sokaklardan ‘dışarıya girmek’ için, Adil İzci’nin incelikli, vefalı, sabırlı, hünerli ve kıymetbilir yazısıyla tanışmak şart. Bu kitap evlere, sokaklara, okurlara, yazarlara, şairlere de bir armağan ama, daha da özel bir yanı var bence. Bu yıl Ziya Osman Saba 100 yaşında, ben Adil İzci’nin izniyle bir de Ziya Osman Saba’ya, ‘iyiliğin ustası’na armağan etmek istiyorum bu iyilikler kitabını.” Haydar Ergülen

Adil İzci, 16 Şubat 1954’te Niğde’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini aynı yerde gördü. 1972’de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde başladığı yüksek öğrenimini aynı okulun Yeni Türk Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı (1978). 1980 yılından beri İstanbul Amerikan Robert Lisesi’nde (Robert Kolej’de) Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak çalışmaktadır. Bu okulda 1983-1997 yılları arasında yayımladığı edebiyat ve sanat dergisi Çağrı’daki dil kirliliği üzerine yazılarıyla dikkat çekti. Çalışmalarını halen İstanbul’da sürdürüyor. Dil Derneği üyesidir.

İlk şiiri, Doğan Hızlan’ın özendirmesiyle 1984’te Hürriyet Gösteri’de basıldı. Şiir ve yazıları şimdiye değin Çağdaş Türk Dili, Varlık, Yasakmeyve, Nar, Poetik’us, E, Adam Sanat, B(aşk)a, Türkiye’de Sanat, İnsan, Şiir Oku, Şiir-lik, Şiir Ülkesi, Yine Hişt, Dize, Kıyı, Uç, Yaşasın Edebiyat, Göçebe, Çıkın, Güzel Yazılar, Kiraz, Cumhuriyet Kitap, Kum, Lacivert, Yazılıkaya, Kitap-lık, Mavi Liman, Mühür, Sincan İstasyonu, Akatalpa vb. dergilerde ve Cumhuriyet gazetesinde yayımlandı.

Yapıtları: (şiir): Günizi (1997, Hera Şiir Kitaplığı), Su ve Yaprak (1999, Hera Şiir Kitaplığı), Kır ve Gök (2007, Yasakmeyve Yayınları), “Aşk İmiş” (YKY), (deneme): Ağaçlar Kitabı (2004, Toroslu Kitaplığı), Evler Sokaklar Kitabı (2010, Yitik Ülke Yayınları), (anı/şehir monografisi): Eski Bir Niğde (Heyamola Yayınları).

Sonbahar Bitimi

Sonbahar Bitimi – Mehmet Erikli

Mehmet Erikli; 21 Mayıs 1986 Kadıköy/İstanbul doğumlu. Yeditepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğrencisidir. Halen aynı üniversitede öğrenimi devam etmektedir. Halihazırda çeşitli edebiyat dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlanmaktadır. “Sonbahar Bitimi” yazarın yayımlanan ilk eseridir.

“Gün ışığının değdiği yer kadar şu yalnızlık ve onun iç kemiren eğri büğrü dişleri… Sokak direklerine sürtüne sürtüne geçen bir dilencinin kaldırımlar üzerinde bıraktığı ve sadece karıncaların taşıdığı umutlar… Böyle bir yalnızlık görülmedi ve hiç kimse dilencileri bu kadar perişan halde görmedi diyerek durduğu camın kıyısından ayrılarak binlerce umudun kaybolduğu ya da yeniden yeşerdiği otel odasının bir köşesine sanki bir anda vücuduna hastalık uğramış gibi çöküverdi; titriyordu… Nefes alıp verişleri sönmek üzere olan bir mumdan farksızdı ve beti benzi de sarıdan daha sarı haldeydi. Onun yüzü sarıyı doğuran renkti… Etrafına ve üfleyip yıkılabilecek kadar ince örülmüş tozdan duvarlara ürpererek baktı. Önce gözlerini kaybetti odaların içinde ve sonra bakışlarını kefenledi içindeki unutulmuşluk hissi. Kalemin kırılgan ucu gecenin bir yarısında dokununca kâğıtlara yepyeni bir dünya kuruldu kelimelerden… Kelimelerin içlerinde yalnızlığı topladı karıncalar tozdan ince elleriyle ve karıncaların karınlarında ezilmiş bir üzümün buruk suyu gün ışığının sıcağında buharlaşarak kimsesizliğe karıştı…”

Mehmet Erikli, “Sonbahar Bitimi” adlı bu ilk deneme kitabında şehri, insanları, rüyaları, uzaklıkları, hayalleri ve yalnızlığı, aşk ile anlatıyor.