
Aslı Solakoğlu – Hayata Yetişmek – öykü
Aslı Solakoğlu, usta yazar Adnan Özyalçıner ile birlikte çıkardıkları İç kitabından sonra yoluna devam ediyor. Kenar mahalle yaşantılarını konu edindiği öykülerinde, iç dünyası ile dış dünya arasındaki gerilimi çözmeye çalışan, varoluşlarını bu sızıda bulan bireyleri, daha çok kadınları anlatıyor. İnsanın onulmaz acısı olan ölümün yarattığı yaşamsal labirentlerde, gündelik hayatın baskısıyla da sıkışan insanın anlık iç çekişlerini, toplumsal konulara duyarlı tavrı ve kullandığı şiirsel dil ile harmanlayarak özgün bir öykü evreni yaratıyor.
Kimi öyküde ayağını toprağa gömmüş kentli, yalnız bir kadın; kiminde hiç toprağı olmamış çalışkan bir göçer kadın; kiminde de bir avuç gün ışığının aydınlattığı toprağı, çocuklarının açlığıyla yoğuran Doğulu bir kadın aracılığıyla sesleniyor okura. Hayata Yetişmek, öyküseverlerin gözden kaçırmaması gereken bir eser.
***
“Bulutu beklemektir hayat: Yağmur, kar, dolu… Hangisiyle ıslansa, o olur insan. Hangi sözle yıkansa ona benzer zamanla. Gökyüzü ne zaman ağlasa, konuşana; ne zaman sussa, bekleyene dönüşür. Bulut olup bekler insan bazen.”
***
“İnsanın acısını akıtacağı bir yer olmalı. Eski aşklarını gömebileceği… Örneğin bir çimenlik, toprağı açıkta bir çimenlik olmalı. Bahar yeşilinin arasından hayat görünmeli, kurduyla solucanıyla. Çıplak ayakları ısırganlar dolamalı, yakmalı insanın canını.
Yürümeli. Gözleri kapalı yürümeli insan o acıyla, sonra tombul bir serçe konmalı omzuna. Tombul ama aç dünyaya doğru yürünmeli beraber.
İnsanın acısıyla büyüyebileceği bir yer olmalı.”